kültürel miras
10.000 yıldır fikirleri ve
kültürleri bünyesinde bir araya
getiren coğrafya:Anadolu.
Kültürel miras net bir ülkeye bir devlete ait değildir. O topraklarda yaşamış olan tüm kültürlerin ortak yansıması olarak elde edilmiştir. O yörede varlığını sürdürmüş bir kültür kendinden sonra gelen bambaşka geleneklere sahip bir toplumla harmanlanmıştır. Komşu milletler birbirlerinden etkilenmişlerdir. Böylelikle sınırlar ortadan kalmış ve kültürel miras ortak dialogun sesi olarak vücut bulmuştur. Kültürel miras, sosyal hayatı oluşturan unsurların her birinin kendi has özellikleri ile varlığını sürdürür.
Anadolu > Kaftan
Antik döneme ait tapınakların ön planda olması tanrının ve başka bir dünyanın olmadığı düşüncesinden kaynaklanır. Tanrıların insanlara indirgenmesi ve sayıca çok tanrının olması bu düşünceye delil niteliğindedir. Mezarların en korunaklı hali ile gunumuze kadar ulaşması ise mezarların ölenlerin ebedi ve son evleri olduğunu göstermektedir. Helenistik dönem mimarisi bu şekilde bir mesaj verir günümüze. Örenğin; Anadolu kültüründe yer alan elle yemek yeme alışkanlığı temelini Roma İmparatorluğu’ndan alır. Kalabalık tören yemekleri ise Bizans’tan…
Kültürel Miras
Doğu Anadolu’nun yer altı zenginliklerinden biri olan Oltu Taşı; hava ile tema ettikçe kalıplaşır, sertleşir. Tesbihlerde özellikle oltu taşı kullanılması her bir taşı çektikçe sabrın kuvvetlenmesini ve zamanın çabuk geçmesini temsil eder. Ya da bir fincan kahveden elde edilen kırk yıllık hatır… İnsanları birbirlerine vefa ile bağlayan, kokusunun bu topraklara 500 yıl önce sindiği Türk kahvesi…
Tüm bu örneklerden anlaşıldığı üzere, var olan kültürel değerlerin miras olarak günümüzde hala varlığını koruyor olması onun varoluş özelliklerinden kaynaklıdır. Kültürel Miras her bir özelliği itibariyle geçmişten bir çıkarım elde edilmesini sağlar. Geçmişten günümüze gelen tüm geleneksel unsurları kapsar, anlamlarını yitirmeden geleceğe devredilmek amacı ile korunur
Anadolu Kültürel Miras Değerlerimiz.